h1 { letter-spacing: -2px; font-size: 24px; } h2 { letter-spacing: -1px; font-size: 2em; } h3 { font-size: 1em; } p, ul, ol { line-height: 200%; } blockquote { padding-left: 1em; } blockquote p, blockquote ul, blockquote ol { line-height: normal; font-style: italic; } a { color: #3AA0B9; } a:hover { text-decoration: none; color: #B31200; } /* Header */ #header { width: 760px; height: 280px; margin: 0 auto; background: url(http://sablonlar.blogcu.com/sablon/valentine_3/images/img01.jpg) no-repeat right top; }backgorund: red url(http://resminbul.com/resim01.jpg); background-repat: no-repeat; background-attachment: fixed; #header h1, #header p { margin: 0; color: #B31200; } #header h1 { padding-top: 100px; } #header a { color: #B31200; } /* Page */ #page { width: 760px; margin: 0 auto; } /* Content */ #content { float: right; width: 460px; } .post { padding: 0 0 20px 0; } .title { margin: 0; border-bottom: 2px solid #0F0F0F; } .byline { margin: 0; color: #646464; } .meta { text-align: right; color: #646464; } .meta .more { padding-left: 20px; background: url(http://sablonlar.blogcu.com/sablon/valentine_3/images/img03.gif) no-repeat left center; } .meta .comments { padding-left: 20px; background: url(http://sablonlar.blogcu.com/sablon/valentine_3/images/img04.gif) no-repeat left center; } /* Sidebar */ #sidebar { float: left; width: 230px; } #sidebar ul { margin: 0; padding: 0; list-style: none; } #sidebar li { } #sidebar li ul { padding: 15px 0; } #sidebar li li { padding-left: 20px; border-bottom: 1px dotted #0F0F0F; background: url(http://sablonlar.blogcu.com/sablon/valentine_3/images/img02.gif) no-repeat 5px 50%; } #sidebar h2 { margin: 0; padding: 20px 0 0 0; border-bottom: 2px solid #0F0F0F; } #sidebar a { text-decoration: none; } #sidebar a:hover { } /* Footer */ #footer { clear: both; padding: 30px 0; text-align: center; font-size: smaller; }

« Önceki ::

avrilin şarkı sözleri

Uh huh, life's like this
Uh huh, uh huh, that's the way it is
Cause life's like this
Uh huh, uh huh that's the way it is

Chill out whatcha yelling' for?
Laid back it's all been done before
And if you could only let it be
you will see
I like you the way you are
When we're drivin' in your car
and you're talking to me one on one but you've become

Somebody else round everyone else
You're watching your back like you can't relax
You're tryin' to be cool you look like a fool to me
Tell me

Why do you have to go and make things so complicated?
I see the way you're acting like you're somebody else gets me frustrated
Life's like this you
And you fall and you crawl and you break
and you take what you get and you turn it into honesty
and promise me I'm never gonna find you fake it
no no no

You come over unannounced
dressed up like you're somethin' else
where you are ain't where it's at you see
you're making me
laugh out when you strike your pose
take off all your preppy clothes
you know you're not fooling anyone
when you've become

Somebody else round everyone else
Watching your back, like you can't relax
Trying to be cool you look like a fool to me
Tell me

Why do you have to go and make things so complicated?
I see the way you're acting like you're somebody else gets me frustrated
Life's like this you
and You fall and you crawl and you break
and you take what you get and you turn it into
honesty
promise me I'm never gonna find you fake it
no no no

Chill out whatcha yelling for?
Lay back, it's all been done before
And if you could only let it be
You will see

Somebody else round everyone else
You're watching your back, like you can't relax
You're trying to be cool, you look like a fool to me
Tell me

Why do you have to go and make things so complicated?
I see the way you're acting like you're somebody else gets me frustrated
Life's like this you
and you fall and you crawl and you break
and you take what you get and you turn it into
honesty
promise me I'm never gonna find you fake it
no no no

Why do you have to go and make things so complicated?
I see the way you're acting like your somebody else gets me frustrated
Life's like this you
You fall and you crawl and you break
and you take what you get and you turn it into honesty
promise me I'm never gonna find you fake it
no no no

Yorum (yok) Yorum yaz!

avril blogucu

ert görünüşü ve tatlı sesiyle bize duygusal şarkılarında hep bir hikaye anlatıyor Avril Lavigne. Bu hikayelerde Avril’ in erkekler hakkında öğrendiği şeylerden izler var.

Avril Lavigne nin sırrı hala çözülemedi: hiç kimse bu küçücük kızdan böyle güçlü bir sesin nasıl çıktığına anlam veremiyor. Avril’in şarkılarındaki ani yükselişler ve inişler gerçekten inanılmaz. Avril, 157 cmlik boyu ve utangaç yapısıyla oldukça tatlı bir kız. Her zaman şarkıcılar için üretilen dedikodular Avril’ de pek etkili olmyor. Avril güçlü sesiyle bu dedikoduların her zaman üstesinden geliyor.ilk dönemlerde neden her zaman siyah kapüşonlu sweatshirtler giydiğini anlatmak biraz zor. Avril çok çekingen bir kız, tanımadığı insanların yanında kendisini rahat hissedemiyor.
Avril henüz 20 yaşında. Telefon firmasında çalışan işçi bir babanın ve evkadını bir annenin ortanca kızı. Avril, kanada’da Napanee adında küçük bir kasabada dünyaya geldi. 14 yaşından beri annesinin ona aldığı gitarla şarkı söylüyordu. Bu küçük kasabada erkek kardeşiyle buz hokeyi oynamak ve şarkı söylemekte başka bir şey yapamayan Avril, bu durumdan sıkılmaya başladı. 14 yaşındayken bir radyonun düzenlediği yarışmayı kazanarak Ontario ya gitmeye ve efsane isim Shania Twain ile yan yana şarkı söylemeye hak kazandı. Bu onun için oldukça önemli bir olaydı. Arista kayıt şirketiyle 16 yaşında anlaşma imzalamasında bu olay büyük bir etken oldu.
Dört yıl sonra, ikinci albümü “under my skin” in promosyon çalışmalarına başladı. Bu albümün kendisini iyi bir şekilde yansıttığını düşünüyor Avril. Şarkı sözlerindeki “sen her şeydin, benim istediğim her şey/ her şeyin iyi olacağını zannediyorduk ama kaybettik “ ve yatakta yalnız oturuyorum, sözcükleri yıldızlara süslüyorum / o benim istediklerimi ve düşündüklerimi istemiyor. /bana kapılarını açmıyor” şeklindeki şarkı sözleri Avril in yaşadığı kalp kırıklıklarını anlatıyor. Yıllarca yaşadığı kalp kırıklıklarını böyle şarkı sözlerine dökebildiği için avril çok şanslı. Daha önceki gitaristi Jesse Colburn ve şimdiki gitaristi Evan Taubenfeld ile beraberlikler yaşayan Avril, şimdi ise “Sum-41 in üyelerinden Deryck Whibley ile beraber. Avril, Deryck ile çok mutlu olduğunu belirtiyor. Avril daha önce hiçbir ilişkisinde yaşamadığı kadar romantik anlar yaşıyormuş. İlişkilerini bir de Avril den dinleyelim.
-Şarkı sözlerin hep daha önce birlikte olduğun erkeklerle ilgili, bu konuda ne söylemek istersin?

Evet, çoğu böyle. Şarkılarımda yaşadığım ilişkilerden bir şeyler var, benim çok fazla erkek arkadaşım olmadı. Son dört yılda sadece iki beraberliğim oldu. Deli gibi aşık olduğum zamanlarda ya da bir erkeği çok sevdiğim zamanlarda şarkı yazmak çok daha kolay oluyor. En iyi şarkılarımı hep kendimi daha çok duygusal hissettiğim anlarda yazdım. Aşık olduğunuzda, hissettiğiniz duygular bütün vücudunuza yayılıyor. Aynı şey ilişkinizde problem yaşadığınız dönemler için de geçerli. Böyle zamanlarda kendinizi çok kötü hissediyorsunuz. Hayatımda beni çok fazla etkileyen şeyler olduğunda, şarkı söylemek daha kolay oluyor.
-Erkeklerden ilgi görmediğin zamanlar oldu mu?

Bir erkeğin sizden hoşlandığını düşünüp sonra hoşlanmadığını fark etmeniz ya da size saygı duyan biriyle beraber olmak isterken, karşınızdaki erkeğin size saygı göstermemesi en kötü şeyler. Ama hepimiz bunun gibi olaylarla karşı karşıya kalabiliriz. Eski bir erkek arkadaşım benim şarkımı dinledikten sonra, beni arayıp bana böyle şeyler yaşattığı için özür diledi.
- “Don’t tell me “ adlı şarkı beklediği ilgiyi göremeyen bir kızın erkek arkadaşını yatağından atmasıyla ilgili. “sana bitirmek istiyor musun diye soruyorum./ seni çok sevdiğimi düşünüyorum./ ama gerçekten çok üzülüyorum./ kafamdan çık artık./ yatağımdan çık artık” diyorsun şarkı sözlerinde. Gerçekten buna benzer bir şey yaşadın mı?

Zor bir durumdu. Beni odasına çağıran bir erkek arkadaşım oldu. İlk geceden sonra birlikte olamayacağımızı anladım ve ‘Hayır!’ cevabını verdim.
- Hangi tip erkeklerden hoşlanıyorsun?

Gitarlı erkeklerden hoşlanıyorum. bence çok çekici gözüküyorlar. Punk müzik dinleyenlerden de hoşlanıyorum. Ama hiçbir zaman Los Angeles’ da çokça bulunan ve baskılı tişörtler giyen yakışıklı erkeklerle beraber olmadım. Boyu kısa ve küçük yapılı erkeklerden hoşlanıyorum. Çünkü ben de kısa boyluyum. Liseye giderken uzun boylu ve benden 4-5 yaş büyük erkeklerle beraber olmuştum. Çünkü kadınlar her zaman erkeklerden daha olgun. Erkekler bebek gibidir, her zaman kendileriyle ilgilenilmesini isterler. Ben bu konuda biraz dikkatli davranmıyorum galiba.
- aşkı bulduğuna inanıyor musun?
(gülüyor.) bu konuda konuşmasak.

-sürekli yollardasın ilişkini nasıl yürütebiliyorsun?

Bazı şeylerin iyi olacağına inanırsanız, ilişkinin devam etmemesi için hiçbir neden yok. İlişkiyi yaşayan iki kişi, bunun zor yanlarının da olabileceğini kabul ediyorsa, aradaki mesafe çok da olsa, o kişiyle beraber olmak kolaydır. Şunu unutmamak gerekir ki, hiçbir ilişki kolay değildir. Çünkü iki kişinin aynı şeyleri yapması ve aynı şeyleri hayal etmesi çok zordur.
- Çok özgür bir imaj çiziyorsun. İlişkilerinde sen mi ön plana çıkarsın?

Genellikle böyle olur. Ama ben eşitlikten yanayım.
-iyi bir ilişkinin anahtarı nedir?

İletişim. Her zaman yüzde yüz dürüst davranmak, hangi davranmak kafanın içindekileri açıkça söyleyebilmek. Sevgilini aldattıysan bun diğer insanlara da söylemelisin. Onların da bunu bilmeye hakları var. Ben hiç kimseyi aldatmadım. Ama beraber olduğum erkek beni aldatsa, bunu bilmek isterdim. Bunu bilmeye hakkım var diye düşünüyorum. Bu , ilişkinizin ne kadar dayanıklı olduğunu gösteren bir şey.
- Geçmişteki giyim tarzından biraz daha farklı giyinmeye alışabildin mi?

Her zaman genç kız gibi giyiniyordum, ama şimdi genç kız gibi giyinebilmek için daha fazla çaba gösteriyorum. Ben de sabahları hazırlanabilmek için aynanın karşısında çok vakit geçiriyorum.alışveriş yapmaktan, kendime yeni giysiler almaktan hoşlanıyorum. Bir yerlere giderken elbise giymeyi seviyorum.
- son yıllarda hayatında neler değişti?

Bir çok şey değişti. Bunlar beni gerçekten olgunlaştırdı. Çok büyüdüm ve çok farklı deneyimler yaşadım. Kendi başıma bir çok sorumluluk almayı öğrendim. Şimdi kendi evimde, Toronto’ da yaşıyorum.
- son albümün Under My Skin diğer albümün Let G oya göre biraz daha sert ve gizemli. Bu son dönemlerdeki duygularını bir yansıması mı?

Evet. Biraz daha kişisel ve derin duygular ifade ediyor. Bu anlamda tam beni anlatıyor albüm. Ben ne yaşıyorsam, onu yazıyorum ben üzerinde çok fazla oynanmamış sesleri seviyorum. Bu albümüm, ilk albümüm gibi popa yakın değil.
-senin yaşında olan, sevdiğin ya da saygı duyduğun bir şarkıcı var mı?

Hayır.
- punkçılara benzemeye çalıştığını söyleyen ve seninle dalga geçen iki kızı bardan attırdığın doğru mu?

Evet. Her zaman en iyi yöntemim her şeyle ilgilenmemek olduğunu biliyorum. Böyle konuşmalara aldırmamaya çalışıyorum. Ama bazen ben de kendimi zor tutuyorum.
- son zamanlarda küçük düştüğün bir olayla karşı karşıya kaldın mı?

Evet.kameramla çekim yapıyordum. Çekim sırasında kameranın mikrofonundan boom diye bir ses geldi. Ben de ahh diyerek kendimi geriye doğru attım. Bu sırada kamera burnuma çarptı. Burnumu incittim, biraz şişti. Morluğu kapatmak için makyaj yaptım. Bu herkesin önünde oldu. Bunun için biraz utandım ama aynı zamanda çok da eğlendim. Bu anı kameraya almak isterdim.
- uzun zamandır yollardasın. Müziğe biraz ara vermeyi düşünüyor musun?

Yakın bir zamanda molaya ihtiyacım olacak. 16 yaşımdan beri aralıksız çalışıyorum. İlk albümün hazırlıkları, piyasaya çıkması ve turneler beni çok yordu. Sonra ikinci albümün hazırlıkları, piyasaya çıkması. Şimdi turnedeyim. Dünyayı geziyorum. Eylül ya da ekim ayına kadar turneler devam edecek. Tam anlamıyla bir işkolik oldum. Sonra yeni albümün hazırlıklarına başlayacağım. Arkasından yine turneler…
- son dönemde kendini iyi bir müzisyen olarak hissettiğin anlar var mı?

İlk ödülüm MTV nin ‘2002’nin En iyi çıkış yapan şarkıcısı’ ödülü oldu. Bunun bende çok özel bir yeri var çünkü ilk ödülüm. Ödül alan şarkıcıları gördükçe ben de yatağımda her zaman böle bir ödül kazanabilmenin hayallerini kurardım. Bir gün mutlaka ödül alabileceğimi hissediyordum. Ödülü aldığımda buna inanamadım. Çok sevindim. Ödülü almaya giderken “ Bunun gerçekleştiğine inanmıyorum” diyordum sürekli. Bu benim hayatımdaki en önemli şey. Turneye gittiğimde hayranlarımı gördüğümde hala endişeleniyorum. “ bu kadar insan beni mi görmeye gelmiş?” diyorum


Tarih: , 14/5/2008 Kategori: Avril Röportaj
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Avril Röportaj

Q : Kötü bir kız olarak ünlenmiştin. Rock 'n' Roll yaşam stilinin peşinden gidiyor musun ?
Avril : Açıkçası, ben evde vakit geçirmeyi, yemeğe gitmeyi, saçlarımı ve tırnaklarımı yaptırmayı seviyorum. Herşey normal bir insanın yaptığı gibi.

Q : Avril'ın vahşi çocukluğuna ne oldu ?
Avril : Büyüdüm! İçtiğim zaman etrafta çıplak olarak koşuşturduğumu bilirim. Birkez içtiğimdeyse, yüksek sesle konuşuyordum ve birisi polisi aramıştı! Biraz suçlu ve kendimi belaya sokabilen bir yönüm var. İçmeyi, partiye gitmeyi, aklımdakileri söylemeyi seviyorum ve imajım "edepli" değil. Ama özüme dönersem, iyi bir insanım ve temkinli davranarak kimseyi incitmem. Asla uyuşturucu gibi şeyler kullanmamama rağmen, hala sinirli bir yönüm var.

Q : Hiç sinirine yönelik bir hikayen var mı ?
Avril :Bir kayıt yerindeydim ve bir adam gelip küfürlü konuşmaya başladı. Onu önemsemedim ve oradan ayrıldım. Arkamdan dışarı geldi ve tekrar başladı, onu birden yakaladım ve "Ne dedin sen?" dedim. Ardından tekrar küfür etti, dizimle kasığına sert bir şekilde vurdum ve ittirdim. Punk bir kız arkadaşı geldi ve "Ne yapıyorsun sen?" dedi. Sonra ikiside oradan uzaklaştılar.

Q : Hayranlarını evlenerek şaşırttın. Bayan Whibley olmak nasıl birşey ?
Avril : Gerçekten bundan zevk alıyorum. Sadece olmasını umduğum oldu. Genç evlendiğimi biliyorum ama teşekkür ediyorum ki kimse bundan beni vazgeçirmeye çalışmadı. Eğer yapsalardıda, dinlemezdim. Deryck bana çok fazla benziyor. İkimizde küçük kasabalardan ve hiçbirşey sayılabilicek yerlerden geldik.

Q : Neden seni daha az kıyafetler içerisinde görmüyoruz ?
Avril : İmaj kişisel bir seçimdir. Hiçbirşey giymemektense kendim gibi giyinmeyi tercih ederim. Müziğe 17 yaşımda başladığım zaman, herkesin giymemi istediği kıyafetleri giymek istemiyordum. Doc Martens ve kazan gibi olan üstümü giyerdim ve bundan memnun olurdum çünkü herkesten farklı görünüyordum.

Q : Halkın gözünde Paris Hilton vb gibi olmak istiyor musun ?
Avril : Bir ünlü olmaya çalışmıyorum. Birçok insan ister, çünkü onlar ünlü olmak ve her zaman görüntülenmek isterler. Bazı insanların buna ihtiyacı vardır nedeni kariyere sahiptirler. Diğerleriyse kariyere sahip değildirler, sadece etrafta dolanırlar ve dikkat çekmeye çalışırlar. Ben ünlüyüm çünkü birşeyler yapıyorum.   

Q : İnsanların durup sana bakmasından hoşlanıyor musun ?
Avril : Sahneye çıktığım zaman, "Şimdi bir star olma zamanı." diyorum. Sahneden indiğim zaman, normale dönüyorum. Bir odaya girdiğim zaman insanlar çığlık atıyor ve ağlamaya başlıyorlar, bu çok bilinmedik bir his. Beni güldürüyor. Hala buna alışamadım ve asla böyle olmak istemiyorum.

Q : Paranı neye harcıyorsun ?
Avril : Uzun zamandır para harcamadım çünkü yoldaydım. İlk aldığım şey bir evdi. Mücevherlere, arabalara yada pahallı kıyafetlere ihtiyacı olan bir kız değilim. Ama bir keresinde, Chanel çanta vermişlerdi.

Q : Ününün faydalarından yararlanıyor musun ?
Avril : Bazen bir mağazayı arayıp, alışverişe geleceğim için kapatmalarını söylüyorum. Çünkü diğer insanlar orada oldukları zaman sürekli bana bakıyorlar ve rahatsız oluyorum. Garip hissediyorum. Ama zamanım olunca, bir stilist ve benim için alışveriş yapması için birini tutacağım.

Q : Fanların sana garip şeyler aldılar mı ?
Avril : Güney Kore'de havaalanındaydım, etrafımda bana hediye vermek isteyen yüzlerce çocuk vardı. Bir kutu içerisinde gelinlik, ayakkabılar... Ayaklarımın yakınında bir çanta vardı. İçerisinde de bir tavşan! Garip şeyler yapmaya başladım, çünkü ölmüş bir kedi olduğunu sandım. Çığlık attım ve onu ittirdim. Birisinin bana garip şeyler olması için büyücülük yaptığını bile düşünmüştüm.

Q : 3 tane albüm yaptın, bir anne olmayı planlıyor musun ?
Avril : Birgün bir aileye sahip olmayı ve hayatımı yaşamayı istiyorum. 40 yaşıma geldiğim zaman, kendi zamanıma ait kayıtlarımı açıklayacağım. 3 filmde küçük rollerde yer aldım ve dahasınıda yapabilirim. Madonna'nınki gibi bir kariyere sahip olabilmeyi isterim. O akıllı biri ve ondan birçok şey öğrenebilirim.

Q : Rock-star kocan bir centilmen mi ?
Avril : Kesinlikle. Şunu açıklığa kavuştıyım ki benim kapılarımı her zaman açar. (He Wasnt şarkısına gönderme yapıyor.) Benim Deryck'im iyi bir insan ve bir bakıcı gibi


Tarih: , 13/5/2008 Kategori: Avril Röportaj

Yorum (yok) Yorum yaz!

avrill

"Don't Tell Me" ve "Under My Skin" albümleri ve güzelliğiyle dikkatleri üzerine çeken Cosmo kapak kızı Avril Lavigne sırlarını Cosmo kızlarıyla paylaştı.

Genç müzisyen Avril Lavigne, iyi şarkı yazabilmek için aşık olmak gerektiğini savunuyor. Aşıkken vücutta oluşan hormonal değişimler Avril Lavigne'in ilham perisi oluyor. Aynı şey bir ilişkide kendini kötü hissettiği zamanlar için de geçerli. Ayrılık anlarında güzel şarkılar çıkıyor güzel yıldızdan. Terazi burcu. Aşkta mantık ve duygusallığı beraber götürmeyi seviyor. Sebzeli pizza tutkunu. Canlı performans şarkı söylemek onu hayatta en çok heyecanlandıran şeylerden biri. "Britney Spears'le karşılaştırılmak hakkında ne düşünüyorsun?" diye sakın Avril Lavigne'e soru sormayın, alacağınız tepki belli olmaz!!! Kısa boyu, sarı saçları, mavi gözleri ve uçarılığıyla erkeklerin gözdesi olan Avril Lavigne'i bir de kendi ağzından dinleyelim.
- Utangaç mısınız?
Evet. Tanımadığım insanların arasında kendimi ilk etapta rahat hissedemiyorum. Tanıdığım ve güvendiğim andan itibaren de utangaçlığın aksine rahat olduğumu söyleyebilirim. Sadece güvenmem biraz zaman alıyor.

- Hangi burçtansınız?
27 Eylül 1984 doğumluyum. Terazi burcuyum. Burcumun özelliklerini genellikle taşırım. Hayatımda en çok duygularıma önem veririm. Fakat mantığımı da kullanırım. İkisini dengede tutmaya gayret ederim. Bazen ani çıkışlarım olabilir.
- Biraz küçüklüğünüzden bahsedecek olursak?
Kanada, Nepance'da doğdum. 14 yaşımda annemin bana hediye ettiği gitarla müziğe adım attım. Keyifli bir çocukluk yaşadım. Buz hokeyi oynayıp erkek kardeşlerimle vakit geçiriyordum. Hayalimde hep müzik vardı. Küçük bir çocukken yatağımın ortasında oturup kendimi sahnede düşünüyordum. Sesimin yükselebileceği kadar bağırıp çevremde binlerce insanın olduğunu hayal ederdim.

- O hayaliniz ne zaman gerçeğe dönüştü?
14 yaşımda bir radyonun düzenlediği ses yarışmasını kazanarak müzikal serüvenime başladım. Oradan Ontario'ya giderek Shania Twain ile beraber şarkı söyleme şansını yakaladım. Sanıyorum ki bana kapıları açan ilk önemli dönüm noktasıydı.

- O kadar genç yaşta şöhreti yakalamanın getirdiği zorluklar olmadı mı?
Hayır çünkü hep kendim gibi oldum. Ne hissediyorsam onu yazdım ve başkalarının düşünceleri beni ilgilendirmedi. "Hissettiğim gibi giyineceğim, hissettiğim gibi şarkı söyleyeceğim ve hissettiğim gibi davranacağım" konseptiyle yaşıyorum.

- 'Gitarım bana terapist gibi geliyor' diyorsunuz. Bunu biraz anlatabilir misiniz?
Evet. Bir nevi ruh boşaltma yöntemi. Sıkıldığım zamanlarda gitarıma sarılıyorum. Gerçeklerle başa çıkamayacağımı düşündüğümde gitarım benim terapistim oluyor. Hayatın kendisinden kaçarak kendimi hayal dünyama kaptırıyorum.


- Sadece kendinizi mi anlatıyorsunuz şarkılarınızda? Ya erkekler?
Onlar da şarkı sözlerimin has elemanları arasında. Aslında belirli bir konuya ya da gruba takılı kalmıyorum şarkı sözlerimi yazarken. Politik fikrimi ortaya koyan şarkılar da yaptım fakat hiçbir zaman albümüme koymadım çünkü insanlar daha çok eğlenceli şeylerden hoşlanıyorlar.

- Şarkı sözlerinizde bazı kalp kırıklıkları görmek mümkün. Aşk hayatınızda şanslı değil misiniz?
Her zaman şanssız değilim belki ama şarkılarımı daha çok kendimi duygusal hissettiğim anlarda yazarım. Bir ilişki sırasında kalbim kırıldıysa ki geçmişteki ilişkilerimde mutlaka kırılmıştır, bunu şarkı sözlerime döküyorum.

- Ayrılık anlarında nasıl şarkılar çıkıyor?
Yine romantik. Dediğim gibi hep duygusal iniş çıkışlarda daha üretken oluyorum. Ayrılık da aynen ilişkiye başlayış gibi bana ilham verir. Hatta bilmiyorum belki de yaşadığım hüzünden dolayı daha sıkı bir şarkı sözü çıkar. Gözyaşlarımı bestelerime veririm.

- Bir röportajınızda, 'Gitar çalan ve punk müzik dinleyen erkeklerden hoşlanıyorum' diyorsunuz. Daha çok kendi tarzınıza yakın erkeklerden hoşlandığınızı söylemek mümkün mü? Evet galiba öyle. Mesela daha çok kısa boylu erkeklerden hoşlanıyorum. Ortak zevkler benim için önemli. Gitar çalsın, bestelerimi anlasın. Punk müzik dinlemesi belki hayata bakış açısının daha 'cool' olmasıyla ilgili. Hayata bakış açısı rahat ve esnek olsun isterim.

- Kısa boylu olmaktan dolayı kompleks duyduğunuz oldu mu?
Hayır. Kendimle barışık bir insanım. Üstelik kısa boylular her zaman daha zeki ve karizmatik olur, denir. -
-Her geçen gün insanlar görüntülerini değiştiriyorlar, siz tarzınızda değişiklikler yapıyor musunuz?
Her gün yeni bir şey moda oluyor, insanların buna ayak uydurmasını normal buluyorum. Ben kendi modamı yaratmayı seviyorum. Bugünlerde kafayı en çok rock mağazalarına taktım mesela.

- Britney Spears'le karşılaştırılmaktan nefret ediyorsunuz. Neden?
Kimseyle karşılaştırılmayı sevmiyorum çünkü bütün derdim kendim gibi olmak. Biriyle karşılaştırıldığınız andan itibaren o kişinin taklidi gibi görülüyorsunuz. Bu beni rahatsız ediyor. Müzik tarzlarımız benziyor olabilir fakat kendim gibiyim sadece, kimseyle karşılaştırmayın beni!

 

- Beğendiğiniz starlar hiç yok mu?
Sum 41 ve Beach Boys'un müziklerini severek dinliyorum.

- Kariyerinizin ilk yıllarında başka bestecilerden şarkı alıyordunuz, sonra kendi bestelerinizi dinlemeye başladık. Bu geçiş nasıl oldu?

Gerçekten çok yetenekli insanlarla çalışıyordum ama bunu hissedemiyordum. Yapılan bu çalışmalar gerçekte beni yansıtmıyordu. Kendi şarkılarımı kendim yazmam gerektiğine karar verip kendi duygularımla yeniden doğuşumu yaşadım.

- İlk yazdığınız beste ve sözleri birilerine dinletiyor muydunuz? Nasıl tepkiler alıyordunuz?

Tabii ki. Güvendiğim dostlarıma dinletiyordum. Bazen yazdığım sözü gösterdiğimde "Beş para etmez" bile diyenler oluyordu. Birlikte çalışan insanların birbirlerine böyle şeyler söyleyebilmesi tuhaf bir şey ama biz karşılıklı olarak rahattık. Daha önceden çalıştığım ekibime dinletiyordum bütün bestelerimi. Düşündüğüm her şeyi onlara gösterebiliyordum.

- Konserlerde nasıl hissediyorsunuz kendinizi? Bestelerinizi dinleyenlerinizle paylaşmak nasıl bir duygu?

Harika. Kendimi tamamen özgür hissediyorum. Bütün duvarları yıkıyorum. Seyircimle aramda yıllardır güzel bir iletişim oldu. O anki duygularım nasılsa sahne performansıma da aynı şekilde yansıyor. Duygularım sahne performansı için de çok önemli yani. Sevgilimle kavga ettiysem şarkılarımı daha duyarak söylüyorum. Yeni bir aşka başladıysam yine daha özel bir şeyler çıkıyor sanki. Canlı şarkı söylemek de spontane olarak beste yapmak gibi bir durum.

 

-Sizce en iyi parçanız hangisi?
Bilemiyorum ki zor bir soru. Genellikle bestelerimi kendim yaptığım için ayırt etmek zor geliyor. Yine de 'Complicated' ve 'I'm With You' parçalarımı severim. Bu şarkının insancıl ve duygusal özelliklerimi yansıttığını düşünüyorum.

- Diyelim ki sevgilinize özel bir kaset hazırlayacaksınız, bu kasette hangi şarkılar olur?
Irish'den "The Goo Goo Dolls" kesinlikle A1 şarkısı olur. Oasis ve Coldplay şarkılarını da eksik etmem.

- Bazen giyiminizle ilgili eleştiri alıyorsunuz. Sizce rüküş müsünüz?
Kendime göre giyim tarzım var sadece. İçinde rahat ettiğim kıyafetleri giyiyorum. Moda diye kendime yakışmayacak bir sahne kostümü giymem. İsterlerse rüküş desinler sahiden kimsenin söylediklerine aldırmıyorum. Kendi modasını insan kendisi yaratır. Kimine rüküş gibi görünen kıyafet bir başkasına dünyanın en şık kostümü gibi gelebilir.

- Konser kıyafetleriniz için özel seçimler yapıyor musunuz peki?
Sahneye çıktığımda ne varsa onu giyiyorum, çoğu zaman bir pantolon, bir tişört işimi görüyor aslında. Üstüme oturan çok sevdiğim bir rock'çı tişörtüm var, konserlerimde onu giymekten acayip keyif alıyorum.

- Hayranlarınız sizi kendilerine model alıyorlar. Bu durumdan rahatsız oluyor musunuz?
Aslında bu benim için çok onur verici ama hayranlarımın beni asla yanlış yapmayan biri olarak gözlerinde büyütmelerini istemem çünkü benim de hatalarım ve pişmanlıklarım oluyor.

 


Yorum (yok) Yorum yaz!

avril lavinge

Bir Lise öğrencisiyken dünya çapında bir süper-star olan Avril Lavigne çok etkileyici bir genç kız.Röportaj yaptığımız kısacık sürede Avril’in kişiliğine, zekasına ve havasına hayran kaldık.

Kısa Sürede çok ünlü oldun...

Normal ve biraz tutucu bir ailede büyüdüm. Annem ben daha 2 yaşındayken, şarkıcı olacağımı anlamış. Çünkü evde sürekli şarkı söyleyerek gezinirmişim. Misafirler geldiğinde hemen masanın üzerine çıkıp şarkı söylemeye başlarmışım.

Duyduğumuza göre şöhrete ulaşman çok kolay olmamış. Neler oldu?

Evet ben biraz zor yolu seçtim. Şarkıcılığa başladığım ilk zamanlarda çalıştığım yapımcılar bana şarkılarını veriyorlardı ve ben onları söylüyordum. Böyle çalışmak bana zevk vermedi. Kendi şarkılarımı söylemeye karar verdim.

Şöhrete ulaşırken nelerden vazgeçmek zorunda kaldın?

Gerçekten de çok şeyi feda ettim. Okuldan geliyordum ve müzik çalışmaya başlıyordum. Ailem provaları tamamlamadan telefonla konuşmaya bile izin vermiyordu. Bir sürü partiyi, arkadaş toplantısını kaçırdım. Çünkü o sırada başka bir yerlerde şarkı söylemem gerekiyordu. Bu eğlence gibi görünüyor, ama aslında çok ciddi bir iş ve birçok fedakarlık gerektiriyor.

Artık sen MTV ödülü kazanmış bir rock’çısın. Neler hissediyorsun?

Gerçekten çok cool. Çocukluğumda hep bu ödül törenini seyreder, " bir gün ben de bu ödülü almak istiyorum! " derdim. Tören bittikten sonra da odama kapanır, derin düşüncelere dalar, hayal kurardım.

Müzik kariyerin ciddileşmeye başladığında kaç yaşındaydın?

Yaklaşık 15 yaşındaydım. 11. sınıfa gidiyordum. Bana bir plak yapmam teklif edildi. Bu tüm günlük bir işti. Bir seçim yapmak zorundaydım. Ben de üniversiteye gitmek yerine müzik kariyeri yapmayı seçtim. Bu kadar başarılı olmasaydım, bu kötü bir karar olurdu.

Çoğu zaman evden uzakta oluyorsun. Bu zor değil mi?

Bazı zamanlarda evimi çok özlüyorum. Kendi yatağımda uyumak, ailemle birlikte olmak, annemin pişirdiği yemekleri yemek, odamda vakit geçirmek istiyorum.

Bunun iyi yönleri de yok mu?

Tabii, benim yaşımda bütün dünyayı görmek güzel bir şey.

Alışverişle aran nasıl?

" Ben x mağazasından alışveriş yaparım!" diyen kızlardan değilim. Her yerden alışveriş yapmaktan hoşlanırım. Marka merakım yok.

Bir şeyi açıklığa kavuşturalım. Pop etiketini sevmediğin doğru mu?

Evet, doğru. Pop kelimesinin beni Britney Spears gibi bir şarkıcı yaptığını düşünüyorum. Benim istediğim ve doğru olan kelime ‘rock’.

Yani Britney’den pek hoşlanmıyorsun?

Bizim müziğimiz ve imajımız farklı olduğunu düşünüyorum. O sahneye çıkar ve müziğe göre dudaklarını oynatır, play-back yapar. Bense gitarımla çıkarım ve rock yaparım. Kendi şarkılarımı yazarım, ondan farklı giyinirim. Biliyorsunuz işte...

Kıyafetlerin ve tarzın senin seçimin mi?

Evet, kimse bana ne giyeceğimi, nasıl hareket edeceğimi söylemiyor. Her şeyimi kendim seçiyorum.

Arkadaşlarınla aran nasıl. Kızlarla mı, erkeklerle mi daha iyi anlaşıyorsun?

Her zaman aktif biriydim. Ağabeyimle koşup oynayarak çok vakit geçirirdik. Paten yapmak, hokey oynamak gibi hareketli eğlenceleri seviyorum ve erkek arkadaşlarla zaman geçirmek daha eğlenceli oluyor. Ama kız arkadaşlarım da var ve benim için çok değerliler.

Eski erkek arkadaşlar hakkında çok şarkın var. Flörtte pek şanslı değilsin galiba?

Doğru, çıktığım bütün erkekler beni hayal kırıklığına uğrattılar.

Hepsi mi?

Aslında... hiç gerçek anlamda çıktığım biri olmadı... ama basit hoşlanmalarda bile kötüydüler. Biliyorsunuz erkekler çok aptal...

Lavigne açıklamasının devamında ise Spears'ın neden bazen playback yaptığını anladığını belirtmeden de geçmedi.

Yorum (yok) Yorum yaz!

avril lavinge

Bir Lise öğrencisiyken dünya çapında bir süper-star olan Avril Lavigne çok etkileyici bir genç kız.Röportaj yaptığımız kısacık sürede Avril’in kişiliğine, zekasına ve havasına hayran kaldık.

Kısa Sürede çok ünlü oldun...

Normal ve biraz tutucu bir ailede büyüdüm. Annem ben daha 2 yaşındayken, şarkıcı olacağımı anlamış. Çünkü evde sürekli şarkı söyleyerek gezinirmişim. Misafirler geldiğinde hemen masanın üzerine çıkıp şarkı söylemeye başlarmışım.

Duyduğumuza göre şöhrete ulaşman çok kolay olmamış. Neler oldu?

Evet ben biraz zor yolu seçtim. Şarkıcılığa başladığım ilk zamanlarda çalıştığım yapımcılar bana şarkılarını veriyorlardı ve ben onları söylüyordum. Böyle çalışmak bana zevk vermedi. Kendi şarkılarımı söylemeye karar verdim.

Şöhrete ulaşırken nelerden vazgeçmek zorunda kaldın?

Gerçekten de çok şeyi feda ettim. Okuldan geliyordum ve müzik çalışmaya başlıyordum. Ailem provaları tamamlamadan telefonla konuşmaya bile izin vermiyordu. Bir sürü partiyi, arkadaş toplantısını kaçırdım. Çünkü o sırada başka bir yerlerde şarkı söylemem gerekiyordu. Bu eğlence gibi görünüyor, ama aslında çok ciddi bir iş ve birçok fedakarlık gerektiriyor.

Artık sen MTV ödülü kazanmış bir rock’çısın. Neler hissediyorsun?

Gerçekten çok cool. Çocukluğumda hep bu ödül törenini seyreder, " bir gün ben de bu ödülü almak istiyorum! " derdim. Tören bittikten sonra da odama kapanır, derin düşüncelere dalar, hayal kurardım.

Müzik kariyerin ciddileşmeye başladığında kaç yaşındaydın?

Yaklaşık 15 yaşındaydım. 11. sınıfa gidiyordum. Bana bir plak yapmam teklif edildi. Bu tüm günlük bir işti. Bir seçim yapmak zorundaydım. Ben de üniversiteye gitmek yerine müzik kariyeri yapmayı seçtim. Bu kadar başarılı olmasaydım, bu kötü bir karar olurdu.

Çoğu zaman evden uzakta oluyorsun. Bu zor değil mi?

Bazı zamanlarda evimi çok özlüyorum. Kendi yatağımda uyumak, ailemle birlikte olmak, annemin pişirdiği yemekleri yemek, odamda vakit geçirmek istiyorum.

Bunun iyi yönleri de yok mu?

Tabii, benim yaşımda bütün dünyayı görmek güzel bir şey.

Alışverişle aran nasıl?

" Ben x mağazasından alışveriş yaparım!" diyen kızlardan değilim. Her yerden alışveriş yapmaktan hoşlanırım. Marka merakım yok.

Bir şeyi açıklığa kavuşturalım. Pop etiketini sevmediğin doğru mu?

Evet, doğru. Pop kelimesinin beni Britney Spears gibi bir şarkıcı yaptığını düşünüyorum. Benim istediğim ve doğru olan kelime ‘rock’.

Yani Britney’den pek hoşlanmıyorsun?

Bizim müziğimiz ve imajımız farklı olduğunu düşünüyorum. O sahneye çıkar ve müziğe göre dudaklarını oynatır, play-back yapar. Bense gitarımla çıkarım ve rock yaparım. Kendi şarkılarımı yazarım, ondan farklı giyinirim. Biliyorsunuz işte...

Kıyafetlerin ve tarzın senin seçimin mi?

Evet, kimse bana ne giyeceğimi, nasıl hareket edeceğimi söylemiyor. Her şeyimi kendim seçiyorum.

Arkadaşlarınla aran nasıl. Kızlarla mı, erkeklerle mi daha iyi anlaşıyorsun?

Her zaman aktif biriydim. Ağabeyimle koşup oynayarak çok vakit geçirirdik. Paten yapmak, hokey oynamak gibi hareketli eğlenceleri seviyorum ve erkek arkadaşlarla zaman geçirmek daha eğlenceli oluyor. Ama kız arkadaşlarım da var ve benim için çok değerliler.

Eski erkek arkadaşlar hakkında çok şarkın var. Flörtte pek şanslı değilsin galiba?

Doğru, çıktığım bütün erkekler beni hayal kırıklığına uğrattılar.

Hepsi mi?

Aslında... hiç gerçek anlamda çıktığım biri olmadı... ama basit hoşlanmalarda bile kötüydüler. Biliyorsunuz erkekler çok aptal...

Lavigne açıklamasının devamında ise Spears'ın neden bazen playback yaptığını anladığını belirtmeden de geçmedi.

Yorum (yok) Yorum yaz!


Get your own Chat Box! Go Large!
cursor